Spirit
OrtaSyf. 207-210·4 dk okuma

Bedenlenmeler ve İnsan Hayatı Sayısı

Mütekerrir bedenlenmelerin sebepleri ve bir varlığın yaşadığı insan hayatı sayısı.

Tekrarlanan Bedenlenmelerin Zorunluluğu

Kitap, insanın vazife planına ulaşabilmesi için birçok kez dünyaya gelmesi gerektiğini açıklar:

"Dünyada yaşayan bir insan, her şeyden evvel vazifesinin ne olduğunu, neye hazırlandığını, nereden gelip nereye gittiğini ve bilhassa biraz evvel tarif ettiğimiz mânâdaki iyilik-kötülük mefhumuna göre nasıl hareket edilmesi lâzım geldiğini bilmelidir. Ve zaten bunları bilmedikçe daha yukarılara, vazife plânına çıkmaya ne lüzum kalır, ne de imkân. Zira bu durumda kaldıkça onun vazife plânında yapabileceği iş yoktur."

"Bunun için onun üst plân icaplarına hazırlanması ve bedenlenme zincirinin çeşitli halkası içinde birçok defa dünyaya gelip gitmesi lâzımdır."

İnsanlık Devresinin Tamamlanması ve Vicdan Düalitesi

Kitap, insanlık devresinin tamamlanmasının anlamını vicdan düalitesi üzerinden açıklar:

"İnsanlık devresinin bitirilmesinin bir mânâsı da vicdan düalitesi unsurları arasındaki zıddiyetin ortadan kalkmış olması demektir. Meselâ aşağılarda, babasını öldüren bir insanı affetmek veya öldürmek duyguları arasında zıtlaşan vicdan mekanizması yukarılarda, aynı kâtilin, bu kötü hareketiyle zaten duyacağı azaplarını elinden geldiği kadar tahfif edebilmenin şu veya bu yolunu veya tarzını tercih etmek şeklinde bir düalite arz eder ki bu da insan için yorucu bir zıddiyet olmaktan ziyade vazife bilgisine daha idrakli bir hazırlanışın az çok tatlı bir faaliyeti olur."

Cennet ve Cehennem Sembollerinin Yerindeliği

Kitap, din kurumlarının bu konudaki sembollerini değerlendirir:

"Vazife plânına hazırlanışın bu ilk vicdanî akışlarını din ve ahlâk müesseseleri izah etmiş ve onları mazbut birtakım müeyyidelere bağlamıştır. Vicdanın bu ilk akışları, bu müesseseler tarafından faziletler ve reziletler düalitesi içinde ele alınmış ve bu müeyyideler, vicdanın üst zıddını teşkil eden faziletlere insanlığı otomatik olarak yöneltmiştir."

"Cennet ve cehennem sembollerinin isabetli olduğunu söyledik. Filhakika vicdanın muvazene seviyesinin kurulduğu hodkâmlık dediğimiz reziletlere ait alt kademelerindeki bütün yürüyüşler belki cehennem mefhumuyla dahi ifadesi güç olan her çeşit azabı ve ıstırabı beraberinde taşır. Buna mukabil, vicdan düalitesinin yukarılarda kurulmuş muvazene seviyeleri feragatin, fedakârlığın, sevginin ve bilhassa vazife sevgisinin cennet sembolüyle ifade edilmeye çalışılmış bahtiyarlık ve saadet duygularını ihtiva eder."

Hasbilik ve Üst Kademeler

Vicdanın üst kademelerine ulaşmanın yolu feragat ve fedakarlıktan geçer:

"Vicdanın üst kademeleri feragat ve fedakârlıkla müterafıktır. Binaenaleyh oralara alt kademelerin ihtiraslarıyla geçilemez. Üst kademeler bu nevi hodkâmlıklarla zerre kadar ilişiği bulunmayan vazife bilgisine en yakın basamaklardır. Böylece, aşağı kademelerde iş karşılığı olarak beklenen ücret mefhumu yukarılarda yerini, vazife sevgisine dayanan hasbilik realitesine terk etmiştir."

"Hattâ alt kademelerde hırsla peşinden koşulan şahsî menfaatler, üst kademedekiler için birer ıstırap kaynağı bile olabilirler."

Kitap, dünya hayatının üst sınırına yaklaşan insanın durumunu şöyle tanımlar:

"Maddî menfaatlerini sağlamak durumundan uzaklaşıp işini, gücünü canla başla ve etrafındakilere hizmet kastıyla yapabilmek kudretine erişmiş bir varlık artık dünya hududunun üst kademelerinden vazife sahalarına atlayabilecek olgunluğa gelmiştir."

İnsan Hayatı Sayısı

Kitap, insan hayatı sayısı konusunda somut bir bilgi verir:

"Bir insan idrakinin, insanlığa ait üst hudut çizgisine varabilmesi için geçirmesi lâzım gelen hayatların miktarı, bir sürü hürriyetler ve imtihanlar yüzünden her ne kadar kesin olarak söylenemezse de bunun vasatî 500-700 bedenlenmeye münhasır olduğu bir vâkıadır."

Bu rakamın kesin olmamasının nedeni:

"Bu rakamın kat'î olarak söylenememesi de gayet tabiîdir. Nitekim, mazbut ve plânlı olmasına rağmen insanın bir tek hayatının dahi mukadderat zaruretleri yüzünden ne kadar devam edeceğini kesin olarak ifade etmek kabil değildir. Gene aynı sebeplerden dolayı insanların plânlarını tatbik ederken, ne zamanda hangi inkişaf kademelerine ulaşacaklarını da çok evvellerden kestirmek imkânsızdır. Zira burada varlığın cehit ve gayretlerinin kendisine tanınmış bâzı hürriyetler neticesinde onun eline bırakılmasıyla, o cehit ve gayretlerin mukadderat plânınca takdir edilecek neticelerinin daima değişebilmesi bu imkânsızlığa sebep olmaktadır."

En Çalışkan İnsan Bile

Kitap, birkaç hayatın yeterli olamayacağını şu sözlerle vurgular:

"En çalışkan bir insanın idrakinin bile bütün bir hayat boyunca ne kadar ağır bir karınca ayağıyla inkişaf ettiğini gördükten sonra, böyle âlemşümul bir idrake erişmenin birkaç dünya hayatında mümkün oluvereceğini düşünmek hatadır. Şu hâlde tam bir vazife bilgisi liyakatine erişmesi varlığın ancak, dünyada on binlerce sene insan bedeni içinde geçen hayat zinciri halkalarını ikmal ettikten sonra mümkün olabilir."

Zaman Algısı Farkları

Kitap, dünya zamanı ile üst planlardaki zaman farkına dikkat çeker:

"Dünya üstü zaman ölçüsünün bizim ölçümüze göre bir saniyesi içine dünyada asırların kifayet etmediği uzun süreli işlerin hepsi sığabilir. Bunun çok basit ve kaba olmakla beraber insanlara bir sezgi verebilecek olan misali rüyalardır. Keza, bilhassa boğulanların son saniyelerinde hayatlarının bütün safhalarında en ince teferruatıyla yaşamaları da böyledir."

Ancak dünya zamanının değeri konusunda kitap nettir:

"Dünyaya mahsus zaman idraki dünya için eksik, hatalı ve kifayetsiz değildir. Dünya zamanının dünya için değeri tam ve mükemmeldir."

"İnsanların dünyaya ait teknik ve mekanizmaları öğrenirken dünyaya has zaman idrakini, kâinata şâmil zaman formlarıyla mukayese etmeleri lüzumsuzdur ve hattâ zararlıdır."

Son olarak:

"Zaman mefhumlarının genişlemesiyle idraklerin inkişafının başbaşa yürümekte olduklarını daima hatırda tutmak lâzımdır."

Temel Noktalar

  • İnsanlığın üst sınırına ulaşabilmek için ortalama 500-700 bedenlenme gereklidir; bu rakam özgürlük ve sınavlar nedeniyle kesin değildir.
  • Vicdan düalitesinin alt kademelerindeki karşıtlık, üst kademelerde uyumlu bir yürüyüşe dönüşür.
  • Cennet ve cehennem sembolleri, vicdanın üst ve alt kademelerindeki durumların yerinde birer ifadesidir.
  • Üst kademelere tutkularla değil, feragat, fedakarlık ve vazife sevgisiyle ulaşılır; hasbilik gerçekliği burada başlar.
  • Dünya zamanı ile üst planlardaki zaman algısı arasında büyük fark vardır, ancak dünya zamanı dünya için tam ve mükemmeldir.

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 207-210

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 207-210

Paylaş