İdrakin İnkişaf Dereceleri
İdrakin tekâmül kademeleri: temel kavrayıştan yüksek hakikat idrakine kadar.
Ilk Devirlerde Idrak: Semboller ve Dinler
Kitap, insanligin ilk donemlerinde idrakin nasil gelismeye basladigini sembol ve dinler uzerinden anlatir:
"Ilk zamanlarin basit idraklerine bu semboller bir muddet kafi gelebildi. Fakat idrakler gittikce degerleniyor, degerleri yuksek ince madde kombinezonlariyla artan insan idrakleri artik bu sembollerle tatmin edilemez hale giriyordu."
Bu ihtiyacin karsilanmasi icin vazife planindan gorevliler geldi:
"Butun bu hallerin neticesinde, vazife planindan, Ilahi bilgileri insanlara sunmak icin vazifeli varliklar dunyaya indiler ve kitabi dinleri dunyada tesis ettiler. Bu dinlerin her biri insan topluluklarinin eksik taraflarini tamamladi."
Dinlerin Gorevi
Her din, insanlarin idrak duzeyine gore gercekleri ogretmistir:
"Her din, insanlarin yasadiklari realitelerinin en son imkanlari hudutlari dahilindeki idraklerinin varabılecegi en ust sezgi sinirlarina kadar ogrenmeleri icap eden seyleri ogretti ve vazifesini mukemmelen yapti."
Dinlerin insanlari hazirlama konusundaki rolleri son derece buyuktur:
"Evvela insanlari cesitli ibadet sekilleri ve mukellefiyetleriyle vazife sezgisi tatbikatinin disiplinine hazirlayici durumlara onlari otomatikman soktu. Insanlara birbirlerini sevmesini ogreterek gene vazifeye dogru yürüyüsün büyük hazirliklarına ait istikametlerini direkt talimatla da gosterdi."
Dinlerin sonuclari:
"Hulasa dinler, bugun artik gelmekte olan dunyanin buyuk intikal devrinin esigine insanlari yaklastirdi. Eger dinler olmasaydi insanlik bugun bu mertebeden daha pek cok gerilerde bulunurdu."
Semboller ve Gercek Bilgiler
Insanlarin idraki henuz yeterli duzeyde donanmamis oldugu icin dinler, gercekleri sembollerle aktarmistir:
"Binaenaleyh hepsi ayni kaynaktan, yani vazife planindan gelen ve hepsi ayni derecede buyuk hakikatlerin izinde yuruyen dinler, muhtelif zamanlarda bu hakikatleri insanlara ancak anlayabilecekleri tarzda, cesitli formlar icinde verebilmislerdir. Iste onun icin ki insanlar arasinda yayilmasi gereken hakikatleri, peygamberler ve kurtaricilar ancak sembol kullanarak yayabildiler."
Sembol orneklerinden bazilari:
"Mesela, kiyamet sembolu bunlardan birisidir ki buyuk bir hakikat olan dunyanin yakin intikal devresini veyahut bu dunya devresinin kapanisini ifade etmektedir. Keza, cennet ve cehennem mefhumlari da manalari derinlerde olan bazi hakikatlerin -idraklere yetecek kadar sezgilerinin verilebilmesi icin- yuksek icaplara gore vazife plani tarafindan tertiplenerek dunyaya vazifeliler eliyle sunulmus birer semboldir."
Ibadet Sekillerinin Hikmetleri
Ibadet sekillerinin her biri buyuk bir hesabin sonucudur:
"Ibadet sekillerinin her biri zamanin icaplarina, hayat sartlarina, inkisaf durumlarina ve vicdan mekanizmalarinin muvazene seviyelerine gore kili kilina hesaplanarak insanlara empoze edilmis ve boylece otomatik bir tertiple insanlarin ust vicdan unsurlarina yonelerek bugun yaklasmakta olduklari ust plana elverişli bir hale gelebilmelerinin hazirliklari yapilmistir."
Idrakin Dunya Payina Dusen Inkisaf Ozeti
Kitap, idraklerin nasil gelisip topluluklarin nasil olustugunun ozetini verir:
"Idrakler inceldikce bu insiyaklar yavas yavas daha zengin karakterler almaya baslarlar ve insanlarin sezgi dedikleri sekil ve hallere girerler."
Sezgi donemiyle birlikte toplumsal hayat kurulmustur:
"Insiyaklarin dolduramadiklari bosluk ve kifayetsizlikler sezgilerin dogmasiyla yavas yavas dolmaya baslamisve yuksek alemlerdeki maseri planlarin simetrigi ve onlarin hazirlayicisi olan dunyadaki ictimai hayat kurulmustur."
Gelisim ilerledikce benzerlikler ortadan kalkar:
"Bu suretledir ki mahiyet, ihtiyac ve zaruret zengindikce bedenler arasindaki ilk devirlere mahsus benzerlikler ve idraklerdeki muhteva kifayetsizliginin husule getirdigi insiyaklar benzerligi ortadan kalkmis ve tekamulun husule getirdigi farkli durumlar artik evvelce oldugu gibi, ufak nuanslarla degil, genis deger farklari halinde bedenlerde tecelli etmistir."
Icgudulerden Sezgiye, Sezgiden Idrake
Bu gelisim sureci kitapta su sekilde ozetlenir. Ilk donemler:
"Ilk devirlerde insanligin yeni inkisafa yuz tutmus idrakleri icinde boyle buyuk maseri tekamullere pek ihtiyaclari yoktu. Idrakleri henuz otomatik sezgi kademesinde bulunan ilk insanlar daha ziyade ferdi hayatlar geciriyorlardi."
Dis mudahalelerin gerekliligi:
"Eger hal hep boyle devam etseydi, onlarin inkisaf muvazene seviyelerinin ust kademelere, kendi kendilerine yukselebilmeleri mumkun olmazdi. Bunun icin, ilk inkisaflarin muvazene seviyelerini yukarilara ulastirebilmelerini saglamak maksadiyla insanlarin idraklerine disaridan gelecek ferdi mudahalelerin luzum ve zaruretleri bir muddet daha devam etmistir."
Idrakin kendi kendine mudahalesi baslangicta ancak dis yardimlarla mumkun olmustur:
"Idrakin kendi kendisine mudahalesinin, insan hayati baslangicinda ancak dis mudahalelerle ve yardimlarla mumkun olabilecegini evvelce soylemistik. Bu ilk devrelerde her sey otomatiktir ve idraksızcedir. Onun icin insanlar buna insiyak demislerdir."
Topluluklar ve Idrakin Inkisafi
Topluluklar araciligiyla bazi bireyler onderlik yapmistir:
"Bu ictimai formasyonlar anindan itibaren, gene insan hayati icin en otomatik manasiyla ferdi ve maseri topluluklar baslamis, turlu deger olculeri itibariyla bazi fertler, bu topluluklara onderlik etmislerdir: nefsani onderlikler, vicdan safhasi onderlikleri ve muayyen zamanlarda varilmis buyuk ve umumi inkisaf devreleri onderlikleri gibi."
Temel Noktalar
- Dinler, vazife planindan gelen gorevliler tarafindan kurulmus olup insanlari vazife sezgisine hazirlamistir.
- Kutsal kitaplar, insanlarin anlayabilecegi sembollerle buyuk gercekleri aktarmistir; kiyamet, cennet ve cehennem birer semboldir.
- Ibadet sekilleri, zamanin gereklerine gore en ince ayrintisina kadar hesaplanarak insanlara sunulmustur.
- Idrak icgudulerden sezgiye, sezgiden idrake dogru gelisir; bu gelisim dunya uzerindeki toplumsal hayatin kurulmasina yol acmistir.
- Ilk donemlerde idrak dis mudahalelerle yonlendirilmis, zamanla insanlar kendi idrakleriyle inkisaf mekanizmalarina hakim olmaya baslamistir.
Kaynak: İlahi Nizam ve Kainat, Syf. 162-167