Spirit
OrtaSyf. 305-312·3 dk okuma

Kader Mekanizması ve İnsan Hürriyeti

Kaderin işleyişi içerisinde insan hürriyetinin yeri ve sınırları.

Kader Mekanizması ve Hürriyet İlişkisi

Kitapta kader mekanizması ile insan özgürlüğü, birlikte çalışan iki unsur olarak tanımlanır:

"Kader mekanizması; insanların tekâmülde esas tutulan hürriyetleriyle tercih ettikleri, istedikleri ve ihtiyaç duydukları mekânlara kavuşmaları yolundaki cehit ve gayretlerine göre liyakat derecelerini takdir eder ve ona göre icaplarını yerine getirir."

Herkes istediğini bulacak ve ihtiyacının karşılığını alacaktır:

"Bu suretle dünyanın kapanış safhasında, herkes istediğini bulacak, ihtiyacının karşılığını alacak, tekâmül merdiveninin liyakat basamaklarındaki yerine ulaşacak ve böylece ilerleyen ilerleyecek, gerileyen ise yerinde kalacaktır."

Korkunç Görünüm ve Hakikat

Kitap, dünya inkılâbının korkunç görünümünün ardındaki gerçeği açıklar:

"Binaenaleyh bütün bu korkunç ve dehşetli görünüşlerine rağmen, dünyanın bu kapanış sahneleri, hazırlanmış insanlar için en büyük kurtuluş anı, en sevinçli ve mesut günün doğuşu, asırlarca beklenen büyük kurtarıcı şafağın söküşü olacaktır."

Bu an, binlerce yıllık dünya okulunun başarıyla tamamlanışıdır. Ölenler için bu dünyada kopan kıyametin alabileceği tek şey, zaten burada bırakmayı seve seve kabullendikleri kaba bedenleridir.

Kader Mekanizmasının Hükmü

Kitap, gerçekleşecek olayların hiçbirinin keyfi olmadığını vurgular:

"Vukua gelecek olan bütün bu hâdiselerin büyük tertip ve nizamlara tâbi olduğunu, hiçbir şeyin keyfî ve rasgele vukua gelmediğini tekrar tekrar söylemiştik. Bu sözlerin mânâsı şudur ki dünyada olup bitecek hâdiselerin hepsi üniteden gelen direktif ve icaplara göre ayarlanmış ve öyle olmuştur."

"Her şey, varlıkların bizzat çalışarak kazanmış oldukları liyakat derecelerine göre, aslî icapların direktifi altında ve aslî zamanın yardımıyla, kader mekanizmasının ölçüp, takdir ederek hükümlendirdiği tarz ve şekillerde, vazife plânının alâkalı vazifelileri tarafından yapılmaktadır."

Asıl Felaket

Kitap, asıl felaketin ne olduğunu açıkça belirtir:

"Burada asıl felâket, ölemeyip, daha doğrusu o anda ölmek liyakatini kaybedip yaşamak ve basitleşmiş bir dünyanın, tekrar binlerce sene devam edecek bekçiliğini yapmak hükmünü giymiş olan zavallı insanların başına çökecektir ki bu da ne bir zulümdür, ne de bir gadirdir."

Bu, insanların bütün bir dünya hayatı boyunca istedikleri, peşinden koştukları ve hatta taptıkları madde arzu ve tutkularının yüksek kader mekanizması hükümleri karşısında gerçekleşmiş sonucundan başka bir şey değildir.

Dünya Okulunun Döngüsel İşlevi

Kitap, dünyanın bu açılış-kapanış döngülerinin tekrarlanan bir süreç olduğunu belirtir:

"Dünya, Mu devrinin kapanışından bu yana bir inkişaf devresini daha bitirerek, yüz binlerce defa tekrarlanmış olan bu açılış ve kapanışlarına bir tanesini daha eklemek üzeredir."

"Böylece dünya, her defasında kendisinin bir devrelik bütün inkişaf imkânlarından faydalanarak dünyaya mahsus tekâmül hazırlıklarını bitirdikten sonra liyakatlerini kazanmış oldukları ve muhtaç bulundukları yüksek âlemlere, insanların kütleler hâlinde intikal etmek üzere dünyadan tamamıyla kurtulabilmelerine zemin hazırlayacaktır."

Sevgi Plânına Geçiş

Kitap, dünyadan kurtulan insanların gidecekleri yeri bildirir:

"Büyük dünya katastrofunda ölmek suretiyle dünyadan tamamıyla kurtulduklarını söylemiş olduğumuz insanların, doğruca gidecekleri yer, yarı süptil dediğimiz, dünyaya nazaran yüksek bir plândır ki biz buna sevgi plânı diyoruz."

Bu plânda hakim olan realite sevgidir ve oraya geçen insanlar sevginin çeşitli uygulamalarını görerek vazife plânına uyum sağlayabilecek duruma geleceklerdir:

"O hâlde, yarı süptil âlem veya sevgi plânı, her şeyden evvel bir arasat plândır. Yâni basit dünya realitelerinin ağır yüklerinden kurtulmuş olan insanların, çok süptil bir vazife plânına intikalini rahat, tatlı ve mesut bir yürüyüşle temin eden bir ara vasattır."

Temel Noktalar

  • Kader mekanizması, insanların özgür iradeleriyle tercih ettikleri yönlere göre yeterlilik derecelerini belirler.
  • Dünya inkılâbının korkunç görünümü yüzeyseldir; hazırlananlar için bu bir kurtuluş ve mutluluk anıdır.
  • Asıl felaket ölmek değil, ölme yeterliliğini kaybedip basitleşmiş dünyada kalmaktır.
  • Dünya, döngüsel olarak açılıp kapanan bir tekâmül okuludur; bu süreç yüz binlerce kez tekrarlanmıştır.
  • Dünyadan kurtulan insanlar sevgi plânına geçerler; orası vazife plânına hazırlayan bir arasat plândır.

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 305-312

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 305-312

Paylaş