Aslî Prensip ve İcaplar Sistemi
Aslî prensibin günlük hayata yansıyan icapları ve onların sistematik yapısı.
Aslî Prensip ve Kudret Kavramı
Kitap, tekâmülün en temel kaynağını açıklarken, aslî prensibin niteliğinin bilinemeyeceğini hatırlatarak başlar:
"Evvelce, mahiyeti hakkında hiçbir şey söyleyemeyeceğimizi bildirmiş olduğumuz; hem ruhlara, hem de kâinatlara hâkim yüksek prensipten bahsetmiştik. Bu yüksek prensip, bizim bilemeyeceğimiz sonsuz, bütün mânâ ve mahiyet mefhumlarının dışında kalan bir prensiptir."
Bu prensibin kâinatımıza yönelik yüzü, kudret sözcüğüyle sembolize edilir:
"Kudret kelimesiyle sembolize ettiğimiz, aslî prensibin kâinatımıza ait durumu veya veçhesi elbette böyle bir kelimenin alelâde mânâsına sığmaz. Çünkü yalnız bu kelime değil, bütün kâinatımızda bu durumu ifadeye yetecek hiçbir hareket, kelime, mânâ veya imaj yoktur."
Kudretin tanımı şöyle verilir:
"Kudret; aslî prensibin, ruhların kâinatımıza müteallik tekâmül ihtiyaçlarına cevap veren bütün madde imkânlarının, bu ihtiyaçlarla uyuşturulmasına müteveccih icaplarının bütünüdür."
Tekâmül kavramının nihai anlamı ise şöyledir:
"Ruhların ihtiyaçlarını ve kâinat maddesinin bütün imkânlarını tazammun eden aslî prensibin bu kudretinin ruhî ihtiyaçlarla madde imkânlarını birleştirerek bir vahdet hâline getirmek gayesinin tahakkuku, bizim tekâmül kelimesiyle ifadelendirdiğimiz mânânın en son ve yüksek delâletini anlatır."
Projektör Sembolü
Kitap, tekâmülün ilerleyişini güçlü bir sembol olan projektör kavramıyla takip eder:
"Bu projektörün ışıkları, aslî prensibin bahsettiğimiz kudretini veya icaplarını temsil etmektedir. Bu ışığın kaynağı aslî prensibin kendisi de değildir. Onun ancak kâinata müteveccih olan kudretidir."
"İşte yukarıda sezgisini verdiğimiz kaynaktan çıkan bu ışık bir koni hâlinde, o anda âtıl, amorf ve pasif olarak bekleyen kâinat cevherine, aslî maddeye iner. Işığın tepesi o kudrette, tabanı da aslî maddededir. Unutulmasın ki bu ışıkta hem ruhların ihtiyaçları, hem de bu ihtiyaçlar karşısında maddede tecelli edecek olan imkânların kâffesi mündemiçtir."
İcap kavramının tanımı şöyledir:
"Ve bu ihtiyaçlarla imkânlar ancak bu ışık içinde birleşecek ve tekâmül gerçekleşecektir. İşte ışığın bu gerçekleştirici kudretlerine icap diyoruz."
Tekâmülün Aşamaları
Işık konisinin aslî maddeye ilk temas etmesiyle tekâmül başlar:
"Işık konisinin amorf maddeye ilk düştüğü saha derhal aydınlanır. Tatbikata başlayacak ilk ruhların ihtiyaçlarının, o temas sahasındaki madde imkânlarıyla karşılaşmış olduğunu ifade eder. Burada taban henüz pek az aydınlık ve tepeden çok uzakta bulunur. İşte onun için bu sahaya karanlık bir safha diyoruz."
Aşama aşama ilerleyiş şöyle anlatılır:
Edilgen uyum aşaması: Ruhlar maddelere bağlanır ve uzun zaman diliminde maddenin hareketlerine edilgen ve mekanik olarak alıştırılır:
"Monoton, mekanik, fakat geçecek pek uzun zaman içinde, çok yavaş tempoyla mudilleşen maddenin hareketlerine; ruhların pasif ve mekanik olarak ilk intibak tatbikatları başlar. İşte bu bakımdan bu safhaya tekâmülün pasif intibaklar safhası da deriz."
Varlık aşaması: Ruhların ilk etkin davranışları başlar:
"Buradan itibaren ruhların ilk basit aktif davranışlarıyla maddelerdeki inkişaf prensibi başlar. Burada hem ruhların iptidaî bir faaliyeti, hem de bu faaliyeti çok sıkı kontrol altında tutan ve destekleyen bir otomatizma prensibi mevcuttur."
Bitki ve hayvan aşamaları: Kavrayışın ilk kıvılcımları olan sezgilere hazırlık yapılır, özgürlük sınırı genişletilir ve insanlığa geçişin temelleri atılır.
İnsanlık aşaması:
"Buradan itibaren vazife plânına hazırlığın yarı idrakli, sübjektif bir tekâmül safhası başlar ki buradaki saha oldukça aydınlanmış durumdadır."
Vazife planı aşaması:
"Buradan itibaren icaplar açık olarak tezahür ederler. Bu durum, idraklerin icaplara süratle intibaklarını sağlar. Varlıklar kendi idrakleriyle ışık konisinin hüzmelerine tırmanarak, didinerek faal bir şekilde tepeye doğru çıkmaya başlarlar. Onun için buradaki yürüyüşe tekâmülün aktif intibaklar safhası da deriz."
Ünite: Tekâmülün Gerçekleşmesi
Işık konisinin tabanı yükseldikçe gereklilikler ile ruhların kavrayışları arasındaki birlik alanı genişler. Sonunda:
"Işık konisinin tabanı nihayet öyle bir noktaya gelir ki orada icapların bütünü ile, ruhların bu kâinata taalluk eden bütün davranışları ve idrakleri tam bir vahdet hâline gelmiş bulunur."
"Bütün davranışların, idraklerin, imkânların, tesirlerin, hulâsa icapların birleştiği bu tek nurlu nokta ünite dediğimiz idrak vahdetidir. Bu, bütün kâinattır. Bu noktada ayrılık gayrılık yoktur. Her şey orada birleşmiştir. Burada bir tek idrak, bir tek davranış, bir tek icap, hulâsa bir tek kâinat bahis mevzuudur. İşte bu nokta kâinatta tekâmülün tahakkukunu ifade eder."
Temel Noktalar
- Aslî prensip, bütün anlam ve nitelik kavramlarının dışında kalan, ruhlara ve kâinatlara egemen yüksek bir prensiptir.
- İcap, aslî prensibin kâinatımıza ait kudretinin, ruhların ihtiyaçlarıyla madde olanaklarını birleştirmeye yönelik gerçekleştirici gücüdür.
- Tekâmül, karanlık mekanik aşamadan başlayarak edilgen uyum, varlık, bitki, hayvan, insanlık ve vazife planı aşamalarından geçerek üniteye kadar yükselir.
- Ünite, bütün kavrayışların, davranışların ve gerekliliklerin birleştiği tek nurlu noktadır; kâinatta tekâmülün gerçekleşmesini ifade eder.
- Kâinatın hiçbir zerresi üniteden süzülerek gelen aslî etkilerin dışında kalamaz.
Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 190-195
İlgili Konular
Aslî Prensip ve Kâinat İdare Mekanizması
Kâinatın bütününü idare eden aslî prensip ve bu prensibin tezahür mekanizmaları.
Kader Mekanizması
Kaderin işleyişi, sebepler-neticeler zinciri ve insan hürriyetiyle ilişkisi.
İyilik ve Kötülük Mefhumu
İyilik ve kötülük kavramlarının spiritüel mahiyeti ve onların aslî kaynağı.