Spirit
İleriSyf. 230-243·4 dk okuma

Kader Mekanizması

Kaderin işleyişi, sebepler-neticeler zinciri ve insan hürriyetiyle ilişkisi.

Mekânın Mahiyeti ve Kader Prensibi

Kitapta, mekânı oluşturan ve zaman formunu kurmak için mevcut madde ortamını zaman formuna ait hareketlere bağlayan unsurun ne olduğu şöyle açıklanır:

"Bir âleme mahsus mekânı teşkil etmek ve zaman formunu kurabilmek için, mevcut madde vasatını zaman formuna ait hareketlere bağlayan unsur, kâinat ötesinde aslî prensibe tâbi yüksek kader prensibidir ki bunun kâinatta kader mekanizması hâlinde tecelli eden icapları, aslî icaplarla ve aslî zaman ile birlikte üniteden süzülerek kâinata yayılmaktadır."

Kısaca mekân, kaderin evrendeki ve kâinattaki yansımasıdır:

"Yâni bir âlemde, zamana ait hareketlerle madde vasatlarının bağlanmasından ileri gelen mekân; kaderin o âlemdeki tezahürüdür."

Kaderin Kâinattaki Fonksiyonu

Kitap, kaderin işlevini şöyle tanımlar:

"Demek ki kader, âlemlerdeki zamanı madde vasatlarına bağlayarak o âleme mahsus zaman ve mekân formlarını meydana getiren ve zamanı kullanarak aslî icapların direktifi altında çalışan ve ona bağlı bulunan kader prensibinin kâinattaki akışıdır. Kader, âlemlerde o âlemlerin imkânlarına göre tezahür gösterir."

Üniteden bütün kâinata aslî icapları taşıyarak yayılan kader, yine aslî icaplara bağlı zamandan yararlanarak âlemlerin bütün formasyon, deformasyon ve transformasyonlarını meydana getirir:

"Ruhların tekâmüllerine ait, aslî prensibin tâyin etmiş olduğu icaplarla ruhların bu icaplara liyakat derecelerini ölçüp ayarlayarak takdir eden âmil, kaderdir. Yâni aslî icapların kâinattaki teknik unsuru kaderdir. Kader bu fonksiyonunu zaman unsurunun yardımı ile yapar ve onu ölçü olarak kullanır."

Okul Örneği

Kitap, kader mekanizmasını bir okul örneğiyle açıklar:

"Bir mektep var. Bu mektebin muayyen sınıfları mevcut. Derslerin o mektepte sınıflara göre kadrolarını tâyin eden, talebelerin muayyen liyakatlere göre muayyen sınıflarda bulunmasını takdir eden yüksek vekâlet makamı da var. Şimdi bir talebe, o mektebin ilk sınıfından başlayıp hiçbir tetkike tâbi tutulmadan bütün sınıfları otomatikman atlayarak mektebin kapısından çıkarsa mektebi bitirmiş sayılamaz."

Çocuğun her yıl sınav denilen sıkı denetimlerden geçmesi, yeterlilik kazanıp kazanmadığının incelenmesi gerekir. Aksi takdirde kendi yeterliliğine en uygun sınıfta bırakılır:

"İşte hayat da bunun gibidir. En yüksek ve salâhiyetli makam dediğimiz aslî prensip, dünya mektebinin programını tanzim etmiştir. Bundan kıl kadar inhiraf caiz değildir."

Kader Mekanizmasının Tanımı

Kitap, kader mekanizmasının özlü tanımını verir:

"İşte aslî icapların yerli yerinde tatbikini sağlayan, varlıklarla aslî icaplar arasındaki mutabakatın derecelerini ve ölçülerini takdir ve tesbit ederek kıymetlendiren bu teknik âmil, kâinattaki kader mekanizmasıdır."

Bu mekanizmanın kâinat ötesindeki kaynağı da açıklanır:

"Demek ki, kâinat üstünde bulunan aslî prensibe bağlı kader prensibinin kâinatta kader mekanizması hâlinde işleyen tecelliyatı; âlemler içinde o âlemlerin imkânlarına göre kader tezahürlerini meydana getirir ki bunun da âlemlerdeki görünüşü, mekânın namütenahi hâl ve durumlarıdır."

Kader ve Zaman Birlikteliği

Kitap, kader mekanizmasının zamandan bağımsız çalışamayacağını belirtir:

"Kader mekanizması kâinattaki fonksiyonunu yaparken aslî prensibe tâbi bulunan zaman prensibi ile birlikte yürür. Yâni kader mekanizması, aslî prensibin muhasebesini ve teknik ifadelendirilmesini yaparken ölçü olarak zamandan istifade eder."

Zaman mekanizması hem vazgeçilmez hem zorunludur:

"Elzemdir, çünkü aslî prensibin had ve öz olarak tâyin ettiğini tahakkuk ettirmede, kader prensibinin miyarı ve ölçüsü zamandır. Zaman olmayınca kader prensibi ölçüsüz kalır ve teknik fonksiyonunu ifa edemez. Zarurîdir, çünkü zaman mekanizmasının değerlendirme vasfı olmazsa, kader mekanizmasında ahenk olmaz."

Mukadderat ve Mekân

Kitap, günlük hayatta kullanılan kader kavramlarını açıklar:

"Dünyada herhangi bir mevzuda şu adamın mukadderi bu imiş demenin mânâsı: O adamın o mevzuda, içinde bulunduğu hâdiseleri husule getiren bütün madde kombinezonlarının muayyen zamanlara bağlı olarak bir araya gelişleri ve bağlanışları o anda o şekilde zuhur etti demektir."

"Elini oynatan bir insanın bu hareketine zemin olan vasat bir mekândır ve kaderin tecellisidir. Yürüyen bir insan için bastığı yerler mekândır, gökyüzüne bakan bir kimse için yıldızlarıyla, bulutlarıyla gökyüzü mekândır ve kaderin tecellisidir. Düşünen bir insan için muhayyilesi mekândır ve kaderin tecellisidir. Hulâsa kâinatta görünen her şey, her varlık, insanın bizzat kendisi bir mekândır ve bunların hepsi kendi âlemlerinde kaderin birer tecellisidir."

Hürriyet ve Karınca Örneği

Kitap, insanların kaderlerini kendi özgür iradeleriyle şekillendirdiklerini vurgular:

"Bir noktadan itibaren diğer bir noktaya yürümek üzere serbest bıraktığınız küçük bir karınca bile ister yolunda aynı hızla yürüyerek muayyen zamanda o noktaya varır, ister biraz eğlenerek veya sağa sola saparak yolunu uzatır, isterse gerisin geriye dönerek yolunu büsbütün değiştirir. Bütün bunlar onun alacağı neticelerin şeklini, yâni onun kaderlerini tâyin eder."

Temel Noktalar

  • Kader, evrendeki zamanı madde ortamlarına bağlayarak zaman ve mekân formlarını oluşturan, aslî prensibe bağlı bir mekanizmadır.
  • Mekân, kaderin evrendeki yansımasıdır; kâinatta görünen her şey bir mekândır ve kaderin görünümüdür.
  • Kader mekanizması işlevini zaman prensibi ile birlikte yerine getirir; zaman kaderin ölçüsüdür.
  • Varlıkların yeterlilik dereceleri kader mekanizması tarafından belirlenir; her şey ölçülüp değerlendirilerek aslî icaplara uygun hale getirilir.
  • İnsanlar özgür iradelerini kullandıkları yönlere göre kaderlerinin gidişatını kendileri belirlerler.
  • Gelecek hakkında kesin hükümler vermek, bütün insanların özgürlük yetkilerini reddetmek anlamına gelir.

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 230-243

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 230-243

Paylaş