Spirit
İleriSyf. 60-69·5 dk okuma

Manyetik Alan ve Tesirleşme Mekanizması

Varlık ve beden arasındaki manyetik alan, tesirleşmenin nasıl gerçekleştiği.

Tesirler Mekanizmasına Giriş

Kitap, tesirlerin kâinattaki rolünü ruh-madde ilişkisinden yola çıkarak şöyle açıklamaktadır:

"Ruhların tekâmül ihtiyaçları bir icaptır, maddenin bu ihtiyaca cevap vermek durumu gene bir icaptır. Fakat ruhlar maddeye ne doğrudan doğruya bir şey gönderebilirler, ne de ondan bir şey alabilirler. Eğer iş burada dursaydı tekâmül gayesinin zarureti olan madde kâinatının hikmet-i vücudu ortada kalmazdı."

Bu icaplar; hem kâinat üstü ruhlara hem de kâinatlara doğrudan hakim ve onları kapsayan aslî prensibin, kâinat içinde maddi tesirler hâlindeki görünümleriyle yerine getirilir. İcapların maddelerde gerçekleşmesi, düalite prensibi ve değer farklanması tekniği ile tesirlerin işlevlerini yapması demektir.

Aslî Prensip ve Tesirlerin Kâinattaki Tecellisi

"Aslî prensip, kudretiyle ruhların bütün tekâmül ihtiyaçlarını kâinat cevherlerine ve kâinat cevherlerinin de bu ihtiyaçlar karşısında gösterecekleri reaksiyonları tekrar ruhlara aksettirir. Bu kudret, ruhların ihtiyaçları karşısında vücuda getirilmiş olan kâinat cevherlerini, kâinat içindeki sayısız vâsıtalarla ve yollarla hizmete sokar."

Bu yüksek güç kâinatta en ince cevherler hâlindeki tesirlerle ortaya çıkar. Büyük icapları taşıyan bu tesirler, kâinatın bütününden en küçük zerresine kadar her yerine nüfuz ederek işlevlerini yerine getirirler.

Dört Tesir Grubu

Ruhla kâinat arasındaki yolu kuran tesirler dört grupta görülür. Bunların ikisi doğrudan kâinat dışından gelen aslî tesirlerdir; diğer ikisi bu aslî tesirlerin maddelerde ve varlıklarda bazı işlemlerden geçtikten sonra değişmelerinden oluşan tâli tesirlerdir.

"Aslî tesirlerin birinci kısmındakiler, ruhların ihtiyaçlarını kâinata ve onların kâinattaki reaksiyonlarını da tekrar ruhlara aksettiren kudretlerin tezahürleridir. Bunlar endirekt olarak gelen, ruhlara ait tesirlerdir."

Tekâmül değerleri denilen bu birinci grup, ruhlara ayrılmış varlıkların ve bedenlerinin belirli yapı ve mekanizmalarına katılırlar.

Esasî tesirler denilen ikinci grup ise kâinatta bireysel ve toplumsal tekâmüllerin gerekliliğinden doğan kaba maddenin oluşumu, bozulması ve dönüşümü için aslî prensipten kâinata giren tesirlerdir. Bunlar herhangi bir madde ortamında parçaları bir nokta etrafında toplayarak çekirdek kurar; cisimler, küreler, takımyıldızlar ve alemler meydana getirilir.

Tâli tesirler denilen üçüncü grup, kâinat içindeki belirli aşamalarda bulunan varlıklar tarafından beden dışına aktarılan tesirlerdir:

"Esasında gene aslî kaynaklardan gelmiş olan bu tesirler, herhangi bir beden tarafından kullanıldıktan sonra asıl değerini kaybedip bir hayli farklaşmış ve aslına nazaran kalitesi düşmüş olarak beden dışına aksetmişlerdir."

Kaba değerler denilen dördüncü grup, esasî tesirlerin bir madde bileşiminde kullanıldıktan sonra tamamen değişmiş olarak depolanan ve otomatik işleyişlerde kullanılan kaba tesirlerdir. Maddelerin manyetik alanları bu tesirlerin kapsamına girer.

Manyetik Alanın İşleyişi

"Yukarıdan gelen esasî bir tesirin, maddenin tam ortasında bir mihrak teşkil ederek madde cüzülerini etrafına toplamak suretiyle madde teşekkülâtını meydana getirdiğini ve o maddede muhtelif transformasyonlara uğradıktan sonra kalitesi düşmüş ve başkalaşmış olarak maddeden tekrar dışarı neşredilmeye başladığını ve buna da o maddenin manyetik alanı denildiğini evvelce söylemiştik."

Maddelerin ve bedenlerin birbirlerine tesir etmeleri de bu manyetik alanlarının birbiriyle temas etmesi sonucunda yaptıkları alışverişler sayesinde mümkün olur:

"Bir (a) varlığı, (b) maddesinin bünyesinde bâzı değişmeler ve tezahürler elde etmek istiyorsa kendi tesirlerini ihtiva eden manyetik alanını o maddenin manyetik alanıyla temas ettirir. Maddenin manyetik alanından bünyesine intikal eden bu tesirler; (a) varlığı tarafından tâyin edilmiş derece, istikamet, şekil ve dozlara göre matlup olan hareketlerin ve neticelerin o madde üzerinde vukua gelmesine sebep olurlar."

Manyetizmacının hastasını manyetize etmesi, spiritizma seanslarındaki materyalizasyon olayları, telepatiler, sempatiler ve antipatiler hep bu mekanizmayla gerçekleşir.

Süzgeç Mekanizmaları

Tesirlerin aşağıya inerken değerlerinin azalması, alt kademelerin güvenliği için doğal bir süzgeç mekanizması oluşturur:

"Bir madde ünitesinden alt madde ünitesine geçerken tesirlerin muhtevası olan değerlerin bir kısmı üst ünitede kullanıldığı için, o tesir ilk gelişindeki hâline nazaran kısmen silinerek ve değerlerinin bâzılarını kaybederek aşağıdaki üniteye iner ve bu hâl alttaki üniteyi kuvvetli bir tesirin zararından otomatikman korumuş olur ki bu da kâinattaki varlıkların ve maddelerin selâmeti için kurulmuş süzgeç mekanizmalarından birisini teşkil eder."

Dünyamıza güneşten, aydan, yıldızlardan ve diğer gök cisimlerinden milyarlarca doğrudan ve dolaylı tesir gelir. Bunlar arasında dünyayı büyük zararlara uğratabilecek olanlar da vardır:

"Tâli tesirler için dünya etrafında kurulmuş bâzı süzgeç mekanizmaları da vardır ki bunlar, bu kudretli tesirleri süzerek onların zararlarından dünyayı korurlar."

Güneşten gelen tesirlerin atmosferde kurmuş olduğu koruyucu mekanizma, dışarıdan gelen ya da yeryüzünde yapay olarak yaratılan aşırı radyoaktiviteler gibi dünyayı büyük zararlara uğratabilecek bazı radyasyonları düzenler ve zararsız hâle getirir. Bu mekanizma, titreşimler zararsız olduğu sürece dokunmaz; dozları belirli sınırları aşıp zararlı hâle geldiklerinde otomatik olarak çalışmaya başlar.

Tesirlerin yukarı çıkarken mudilleşmesi de ayrı bir süreçtir:

"Aşağıdan gelen tesirler yukarıya çıkarken oranın bünyesi icabı olarak, daha geniş bir tesirler alanıyla karşılaşırlar. Oradaki tesirlerle sempatize olarak onlardan değer almak suretiyle kendi bünyelerini genişletirler ve böylece daha mudilleşmiş bir hâle girerler."

Tesirler Şebekesi ve Kâinat Ahengi

"Bütün bu tesirler, kâinatı baştanbaşa ve hiçbir insan idrakinin kavrayamayacağı karışık bir şebeke hâlinde sararlar. Bunların her zerresine aslî prensibin yüksek icapları hâkimdir. Bütün bu tesirler sayısız varyetelerine rağmen, İlâhî nizamın büyük ahengi içinde kâinatın en ince maddelerinde tecelli etmiş bir tek kudret hâlinde fonksiyonlarını yaparlar."

"Kâinatın ilk zerresinden bütününe varıncaya kadar insanların maddî, manevî, cismanî, ruhanî diye vasıflandırmış oldukları her şey, ancak yüksek prensiplerin icaplarını taşıyan bu tesirlerin nizam ve tertipleri dahilinde yürüyebilir."

Bütün bu sayılan tesirlerin dışında, daha kaba olan ve bunlarla ikinci dereceden ilişkileri bulunan bazı basit tesirler de vardır. Bir bedende meydana gelen kimyasal reaksiyonlar, hastalara verilen ilaçlar gibi tesirler bunlara örnektir; bunlara kaba yükler ya da kaba değerler denir.

Temel Noktalar

  • Tesirler dört grupta görülür: tekâmül değerleri, esasî tesirler, tâli tesirler ve kaba değerler; hepsi aslî prensibin icaplarına bağlıdır.
  • Manyetik alan, esasî tesirin madde yapısında kullanıldıktan sonra niteliği değişmiş olarak dışarı yayılmasıyla oluşur; varlıklar ve maddeler arası her ilişki manyetik alanlar aracılığıyla gerçekleşir.
  • Süzgeç mekanizmaları, güçlü tesirlerin alt kademelere zarar vermesini önlemek için kurulmuştur; atmosferdeki koruyucu mekanizma bunun bir örneğidir.
  • Tesirlerin aşağıya inerken basitleşmesi ve yukarı çıkarken mudilleşmesi kâinatın ahenginin korunmasına hizmet eder.
  • Kâinatı baştanbaşa saran bu tesirler ağının her zerresine aslî prensibin yüksek icapları hakimdir ve ilahi düzenin büyük ahengi dışına hiçbir şey çıkamaz.

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 60-69

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 60-69

Paylaş