Medyomluk
Medyomluk olayı, çeşitleri ve yüksek plânlardan tebliğ alma süreçleri.
Medyomluğun Esası
Kitap, medyomluğu etkileşim ve titreşim alışverişi temeli üzerine kurar:
"Medyomluk tesirleşmeler, yâni vibrasyon alışverişleri yoluyla vukua gelir. O hâlde, varlıklardan gelen vibrasyonların, medyomların bünyesine uyması lâzımdır."
Her kürenin madde koşulları farklı olduğundan, gelen titreşimlerin medyomların manyetik alanlarına göre ayarlanması gerekir.
Dünya Etrafındaki Tesir Sahaları
Kitap, dünyamız etrafındaki etki alanlarını şöyle anlatır:
"Dünyamız etrafında kesafetten seyyalliğe doğru uzaklaşan bir sürü tesir sahası vardır. Bunlar âdeta birbiri içine girmiş küreler gibi dünya çevresini sarmışlardır. Bunların her biri vazifeli varlıklara ait tesir sahalarıdır. En kesif tesir mıntıkası dünya sathına en yakın olan sahadır. Ve nisbeten daha geri varlıklara aittir."
Transformatör İstasyonları
Dünya dışı kaynaktan gelen etkilerin insana ulaşabilmesi için bir dizi dönüşüm aşamasından geçmesi gerekir:
"Dünya dışı kaynaktan dünyadaki bir insana inecek herhangi bir tesir o insanın bünyesine nazaran farklı incelikte bulunur. Bu durumda iken onlar arasında sempati mevcut değildir. Binaenaleyh tesir o insana aynen olduğu gibi inemez. Onun insana gelinceye kadar yumuşaması, şiddetinden bir kısmını terk etmesi, insanın kabul ve hazmedebileceği duruma gelmesi lâzımdır."
Bu dönüşümleri sağlayan her etki alanı, gelen etki için bir transformasyon istasyonu, yani bir transformatördür. Varlık ile medyom arasındaki tekâmül farkı ne kadar büyükse, geçilmesi gereken transformatör istasyonlarının sayısı da o kadar fazla olur.
En Yüksek Medyomluk: Kontrollü İrtibat
Kitap, en yüksek medyomluk biçimini kontrollü bağlantı olarak tanımlar:
"Vazifeli varlıktan kalkan ve muayyen mânâları ve intibaları medyomda uyandırabilecek titreşimleri havi olan bir tesir, bu iş için intihap edilmiş medyoma doğru ilerlemeye başlar. Dediğimiz gibi, bir sürü transformatör istasyonlardan geçtikten sonra medyomun varlığının şuurüstü ile irtibata geçer."
Etkiler şuurüstünden ilgili merkeze gönderilirken, aynı zamanda şuur merkezine de ulaşır. Şuura ulaşan etkiler kontrol amacıyla tekrar şuurüstüne gönderilir:
"Kontrolün neticesinde, tesirin konuşma merkezine giden hâlinin doğru veya yanlış olduğuna hüküm verildikten sonra bu hüküm tekrar şuurdışı kanalıyla şuura gelir. Şuur, hükmün doğruluğuna veya yanlışlığına göre hâkimiyeti altında bulunan merkeze onun yapılmasını veya yapılmamasını emreder."
Bu kontrol süreci son derece kısa sürer:
"Tesirin şuurdan, şuurdışı kanalıyla şuurüstüne gidip kontrolden geçtikten sonra tekrar şuuraltı kanalıyla şuura dönmesi ve oradan da konuşma merkezine emrin gitmesi ancak saniyenin onda biri kadar kısa bir zamanda olup biter."
İdrakli ve İdraksiz (Otomatik) Tebliğler
Kitap, tebliğlerin otomatik veya bilinçli oluşunu şuur merkezindeki molekül gruplarıyla açıklar:
"Şuur merkezi çok karışıktır. Çeşitli frekanslara mâlik atom kombinezonlarından mürekkep moleküllerden teşekkül etmiştir. Bu molekül gruplarının bir kısmı idrake mahsus, diğer bir kısmı da insanın idrakiyle alâkalı olmayıp sadece şuur merkezinin diğer merkezler üzerindeki idareci vibrasyonlarıyla, yâni onları tahrik edici vibrasyonlarıyla ilgilidir."
Otomatik tebliğ ile bilinçli tebliğ arasındaki fark şöyle açıklanır:
"Demek ki idrakli ve idraksiz kontroller arasındaki fark, birincisinde intibaların şuurdaki idrak molekül gruplarını harekete getirmesi, ikincisinde bu grupları tahrik etmemesidir."
Kitap, önemli bir nokta olarak şunu vurgular:
"Beyindeki şuur merkezinin idrak hüceyrelerinde idrakin teşekkül etmemesi şuur merkezine gelen tesirlerin öz varlıkta da idrak edilemeyeceği mânâsını ifade etmez. Binaenaleyh otomatik olan, yâni şuur merkezindeki idrak molekülleri tarafından ve dolayısıyla insanlarca meçhul kalan bir hâdise öz varlıkça idrak edilmiş bulunur."
Orta Derecedeki İrtibatlar
Kontrol mekanizması bulunmayan orta düzeydeki bağlantılarda durum farklıdır:
"Büyük vazife medyomlarının dışında, fert veya küçük topluluk tekâmülleri için orta varlıklarla medyomların alelâde irtibatlarına gelince, esas itibarıyla durum burada da evvelkine benzer. Aradaki fark burada kontrol mekanizmasının mevcut olmamasıdır. Yâni varlık medyoma gönderdiği vibrasyonların doğru nakledilip edilmediğini tahkik etmez."
Bu tür bağlantılarda tebligatın arasına şuurdışından ve şuuraltından izlenimler karışabilir:
"Bazan tebligatın mânâsını değiştirmek, onları dejenere etmek veya varlığın ifade etmek istediğinin tam zıddını beyan etmek gibi durumları meydana getirebilir."
Ayrıca oturumda hazır bulunan katılımcıların düşünceleri de medyomu etkileyebilir. Ancak kitap bütün bunların da bir amaca hizmet ettiğini hatırlatır:
"Bütün bu hâller maksatsız ve boş olmayıp, gene medyomların ve muhitindekilerin görgü ve tecrübelerinin artması için vazifeli varlıklar tarafından tertiplenmiş bir sürü hâllerdir."
Obsesyon Mekanizması
Kitap, bağlantıların en kaba biçimi olan obsesyonu ayrıntılı olarak açıklar:
"Çok geri ve dünyanın kesif insanlık tabakalarına en yakın durumda olması lâzımdır. Bir insanın tekâmülü, görgü ve tecrübelerinin artması, kıyas bilgilerinin geçirilmesi gibi sayısız sebepler yüzünden, yüksek icapların tensibi ve tasvibi ile, idraki çok dar, ihtirasları aşırı, baştan başa hodkâm, basit bir varlık insanın şuurüstüne kaba tesirlerini göndermeye başlar."
Obsesör varlık zamanla şuurüstü alanını tamamen kaplar:
"Artık insanın öz varlığından gelen tesirler hemen hemen kesilir ve öz varlığı yerine tesirler obsesör varlıktan gelmeye başlar. Bu suretle şuurüstüyle alâkası azalan şuur, şuuraltına döner. Bütün emirleri şuurüstü yerini tutan obsesörden almaya başlar."
"Obsede olan insan şuuraltının bilgilerinden ekseriya obsesör varlığın kaprislerine göre rasgele alınarak teşekkül etmiş rabıtasız ve münasebetsiz imajinasyonlarla acaip bir hayatta yaşamaya başlar. Ve kendisini başka bir varlığın hüviyeti içinde görür."
Hipnotizma
Kitap, hipnotizmanın obsesyon mekanizmasına benzer bir yapı taşıdığını belirtir:
"Bir insan ne kadar kudretli olursa olsun, bedeninin dar imkânları içinde bulundukça doğrudan doğruya diğer bir insanın şuurüstüne hâkim olamaz. Ancak, hipnotizör çeşitli yollardan gönderdiği birtakım tesirlerle süjenin şuurdışının şuurüstü ile olan irtibatını aşağıdan keser. Şuurüstünden gelmesi iktiza eden tesirler kesilince kendi tesirlerini şuura göndermeye başlar."
İlham
Kitap, ilham denilen olguların da bir bağlantı türü olduğunu bildirir:
"İlham denilen ve ilim, sanat, fikir hayatında insanların deha, ibda dedikleri tezahürlere sebep olan bâzı irtibatlardan da biraz bahsetmeyi faydalı buluyoruz. Bunlar büyük vazife plânlarına mensup olmayıp insanların ferdî veya bâzı mâşerî durumlarına yardım etmek isteyen hâmi ve yardımcı varlıklar gibi mutavassıt vazifeliler tarafından gönderilen tesirlerdir. Burada transa da lüzum yoktur. Zira bunlar bir an sayılacak kadar kısa zamanlarda ve kesik kesik gelir."
Vazifelilerin Dünyaya Müdahalesi
Kitap, vazifelilerin dünyaya bizzat inebildiklerini de aktarır:
"Bazan da vazife plânının yüksek varlıkları pek müstesna hâllerde insanlar arasında büyük bir hareketi uyandırabilmek ve onlara kütlevî hamleler kazandırmak için bizzat kendileri dünyaya inerler, hem idareci, hem de mürşit durumlarda faaliyet gösterirler. Bu kudretli varlıklar daimî surette irtibatta bulundukları yüksek vazife plânından aldıkları üst bilgileri insanlar arasında yaymak için kurdukları din müesseseleriyle dünyada büyük ve toplu inkılâplara sebep olmuşlardır."
Son olarak kitap şu temel ilkeyi hatırlatır:
"Tekrar ediyoruz ki bütün bu hâller yüksek icaplara ve zaruretlere göre üstün varlıkların kontrolü altında cereyan eder. Keyfî ve rasgele hiçbir şey yoktur."
Temel Noktalar
- Medyomluk, titreşim alışverişiyle gerçekleşir; gelen etkiler dünya etrafındaki transformatör istasyonlarından süzülerek medyomun bünyesine uygun duruma getirilir.
- En yüksek medyomlukta kontrollü bağlantı vardır; etkiler saniyenin onda birinde kontrolden geçer.
- Bilinçli ve otomatik tebliğler arasındaki fark, şuur merkezindeki idrak moleküllerinin uyarılıp uyarılmamasına bağlıdır.
- Obsesyonda geri bir varlık şuurüstü alanını tamamen ele geçirerek insanın kimliğini kaybetmesine yol açar.
- Kâinatta keyfi ve rastgele hiçbir şey yoktur; bütün bağlantılar üstün varlıkların denetimi altında yürür.
Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 148-162