Rüyalar
Rüyaların kaynakları, çeşitleri ve onların ruhsal hayattaki anlamı.
Rüyaların İki Kaynağı
Kitap, rüyaların mekanizmasını uyku konusunun hemen ardından ele alır ve iki ayrı etki kaynağından beslendiğini belirtir:
"Bu hâlde iken rüyaların mekanizmasını izah etmek kolaylaşır. Rüyalar iki şekilde, yâni iki tesir kaynağının müdahalesiyle vukua gelir: Bunlardan birisi aşağıdan, çevreden gelen tesirler, diğeri ise şuur ötesinden gelen tesirlerdir."
Çevreden Gelen Tesirlerle Oluşan Rüyalar
Kitap, çevreden gelen etkilerin mekanizmasını ayrıntılı bir örnekle açıklar:
"Uyumakta olan bir insanın ayağı, onu uyandıracak kadar şiddetli olmamak şartıyla bir tüy parçasıyla hafifçe okşansın. Buradan çıkan vibrasyonlar ayakla alâkalı olan merkezi uyandırmayacak, fakat rahatsız edecektir. Zira bu sırada o, kendi işiyle meşgul olduğu için çevreden gelen bu tesirle uğraşmak istemez. Binaenaleyh ayaktan gelen bu tesiri derhal omuzundan atarcasına, o sırada irtibatta bulunduğu şuurdışı kanalıyla şuuraltına aktarır."
Şuuraltına giren bu etki, orada bulunan sayısız izlenimlerden rastgele kendisine uygun olanları yakalar ve onları harekete geçirir:
"Böylece şuuraltında bir imajinasyon ameliyesi otomatikman, kontrolsüz olarak vukua gelir. Beyinde vukua gelen her hareketin şuur merkezine ya doğrudan doğruya veyahut başka kanallardan aksetmesi bir kaidedir."
Bu imgeler şuurdışı kanalıyla şuura yansır. Eğer yansıyan izlenimler şuuru harekete geçirecek kadar güçlüyse, şuurun çevreye yönelik frekansı artar, imgeleri algılar ve aynı anda uyanır. İşte o an rüya görülür.
Kitap rüyanın ne olduğunu şöyle ifade eder:
"Şu hâlde rüya, görülen bir şey değildir. Bir nevi imajinasyondur. Bu hâdisenin vukuu, yâni ayaktaki intibahtan itibaren şuur ile şuur ötesi arasındaki gidiş gelişler, saniyenin kesirleri içinde olup bittiğinden rüyanın görülüşü de bir an meselesi olur."
Her uyaran mutlaka rüyaya yol açmaz:
"Ayağına her tüy sürtülen insan mutlaka rüya görmez. Meselâ ayağa bağlı olan merkez kendi işine o kadar dalmıştır ki ayaktan gelen bu tesirler onu harekete getirmez. Keza şuuraltından gelen vibrasyonlar, şuuru harekete getirecek şiddette olmayabilir... O zaman rüya görülmez."
Şuurüstünden Gelen Tesirlerle Oluşan Rüyalar
İkinci grup rüyalar, yukarıdan gelen amaçlı etkilerle oluşur:
"Herhangi bir gaye ile bir varlık bir insana rüya göstermek istediği zaman, o insanın tâbi bulunduğu varlığın şuurüstü sahasına, göstereceği rüya ile alâkalı bâzı vibrasyonları gönderir. Şuurüstüne gönderilen bu tesirler, şuurdışı kanalıyla şuura intikal eder ve şuuru ifade eden merkezin moleküllerinin frekanslarını arttırır."
Rüyayı göstermek isteyen varlık, şuurdışındaki sayısız malzemelerin niceliklerine göre ayarlanmış etkiler gönderir:
"Demek ki rüyayı göstermek isteyen varlık, şuurdışındaki sayısız materyallerin kemiyetlerine göre göndereceği ayarlı tesirlerle onlardan istediklerinin yukarıda söylediğimiz yoldan şuur sahasına çıkarılmasını temin eder. Şu hâlde bu nevi rüyalar da gene imajinasyon ile meydana gelmektedir."
İki Grup Rüyanın Farkları
Kitap bu iki grup arasındaki farkı net bir biçimde belirtir:
"Yukarıdan veya aşağıdan gelen rüyalar, az çok tecrübeli insanlar tarafından kolaylıkla tefrik edilebilir. Aşağıdan gelenler daha dağınık, müphem ve sönüktür. Şuurüstünden gelenler ise daha mazbut, canlı ve derin intibalıdır."
Yukarıdan gelen rüyaların amacı hakkında kitap şöyle der:
"Yukarıdan gelen tesirlere bağlı rüyalarda daha ziyade şuura hitap eden maksatlı tertipler vardır. Bunlar insana bâzı şeyler öğretmek gayesini gütmektedir. Bu rüyalar bâzı icaplar gereğince haber verilmesi lüzumlu olan geleceğe ait vakalardan bâzı safhaları bildirmek, herhangi bir duruma karşı ikazlarda bulunmak veya icap eden bâzı bilgilerin sezgilerini vermek gibi çeşitli sebepler altında gösterilir."
Kâinatta Abes Hiçbir Şey Yoktur
Kitap, aşağıdan gelen rüyaları da kâinat düzeninin dışında tutmaz:
"Kâinatta lüzumsuz, mânâsız, abes hiçbir hareket ve oluş yoktur. Aşağıdan gelen rüyalar hakkında yukarıki tâbirleri kullanmamız, şuurüstünden gelen tesirlere bağlı rüyalara nisbetledir. Yoksa çevreden gelen rüyaların da kendilerine göre yürütülmekte olan yolları vardır. Bunlar da başka bir yönden tertipli ve hesaplı olarak cereyan ederler. Nitekim onlar üzerinde de duruldukça birçok şeyler öğrenilir ve kazanılır."
İmaj Materyallerinin Kaynağı
Son olarak kitap, her iki grup rüyanın kullandığı malzemelerin farkını da açıklar:
"Demek ki yukarıdan gelen tesirlerle görülen rüyalarda imaj olarak şuurdışındaki materyaller kullanılır. Çevreden gelenlerde ise şuuraltından alınmış materyallerle imajlar teşekkül eder. Bununla beraber, eğer rüyayı göstermek isteyen varlık, maksadının tahakkuku için lüzum görürse, yalnız bu dünya hayatına ait şuurdışındaki bilgilerden değil, aynı zamanda şuuraltından, geçmiş hayatlara ait bâzı bilgilerden de istifade eder."
Şuuraltından alınan bu imgeler, çevreden gelen etkilerle elde edilen imgeler gibi gelişigüzel bir araya getirilmiş olmaz; daha düzenli ve tutarlı bir yapı gösterir.
Temel Noktalar
- Rüyalar iki kaynaktan gelir: çevreden (aşağıdan) gelen etkilerle ve şuurüstünden (yukarıdan) gelen etkilerle.
- Rüya görülen bir şey değil, bir tür imajinasyondur ve saniyenin kesirleri içinde gerçekleşir.
- Aşağıdan gelen rüyalar şuuraltındaki malzemelerle oluşur; daha dağınık, belirsiz ve soluktur.
- Yukarıdan gelen rüyalar şuurdışındaki malzemelerle oluşur; daha düzenli, canlı ve amaçlıdır.
- Kâinatta gereksiz, anlamsız, abes hiçbir hareket ve oluş yoktur; aşağıdan gelen rüyalar da düzenli ve hesaplıdır.
Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 147-148