Spirit
İleriSyf. 246-247·3 dk okuma

Ünite: Küllî Vahdet

Bütün âlemleri kapsayan küllî vahdet hâli ve onun spiritüel anlamı.

Üniteye Doğru Yürüyüş

Kitapta, vazife plânının ilk kademelerinden üniteye uzanan yolda varlıkların nasıl birleştiği ve yükseldiği açıklanır. Uyum alanları genişledikçe gruplar birleşir ve sayıları azalır. Kitap bu süreci şöyle anlatır:

"İntibak sahaları genişledikçe gruplar birleşir ve grupların adedi azalır. Bu hâl üniteye kadar böyle devam eder, üst kademelerde, gittikçe çok geniş organizasyonlar içinde birleşen evvelki plânların nisbeten küçük organizasyonları, üniteye geldikleri zaman bir tek organizasyon hâlinde toplanmış bulunurlar."

Bu yürüyüşte varlıklar, aslî prensip ışığına tırmandıkça kendi bulundukları noktalara kadar gerçekleşen uyumları oranında, kâinat parçalarına hâkim konumlara geçerler:

"Vazife plânının ilk kademesinden itibaren varlıklar tedricen, yâni aslî prensip ışığına tırmandıkça kendi bulundukları noktalara kadar vâki olan intibakları derecesinde, kâinat cüzülerine hâkim durumlara geçerler ve bu hâkimiyet ünite içinde tamamlanır."

Ünitede Realite Yoktur

Kitapta ünite, kâinatın son sınırı ve tekâmülün gerçekleşmesinin ifadesi olarak tanımlanır. Ünitede artık realite diye bir şey yoktur:

"Ünitede artık realite diye bir şey yoktur. Aslî prensibin kâinattaki akışı olan aslî icaplar, kader ve zaman prensiplerinin kâinattaki akışları olan kader mekanizması ve aslî zaman, oradaki idraklerle birleşerek vahdeti meydana getirirler. Orası hakikatin kendisidir. Kâinatın son sınırı ve tekâmülün tahakkukunun ifadesidir. Kâinatın bütün idaresi ancak, buradan süzülerek yayılan tesirlerle mümkün olur."

Ünitede Bütün İdrakler Tek Bir İdrak Olur

Kitap, vazife plânının ilk kademelerinden üniteye kadar uzanan yolda grupların nasıl birleştiğini ve sonunda üniteye ulaştığını açıklar:

"Bütün idrakler burada bir tek idrak hâline girer. O muazzam idrak hiçbir insanın, hattâ sezgisine bile varamayacağı bir kudret olur. Artık ona ne bir organizasyon, ne bir plân denemez. O, bir tek olarak kâinata ait kudretin tamlığı içinde ve kâinatın bütün imkânları ile, icapları ile, idrakleri ile ve bütünü ile her şeydir. İşte bunu ancak ünite dediğimiz bir vahdet idraki ile ifade ediyoruz."

Vahdet-i Vücut ile Karıştırılmamalı

Kitap, ünitede anlatılanlarla dünyada bilinen vahdet-i vücut teorisinin karıştırılmaması gerektiği konusunda uyarır. Burada söylenenler yalnızca madde kâinatına ait gereklilikler ve hakikatlerdir:

"Madde kâinatının da ancak bir vâsıtadan ibaret olduğu, kitapta mükerreren ifade edilmiştir. Bu vâsıtanın gayesi, ruhların ihtiyaçlarının kâinatımıza ait tekâmül diyebileceğimiz kısmının gerçekleşmesidir ki bu da ünite ile ifade edilir."

Ünitenin ötesinde ise sonsuz hakikatler ve ulaşılması imkansız boyutlar vardır:

"Onun ötesinde daha sonsuz ihtiyaçlar ve sonsuzluk kelimesinin dahi ifade etmekten çok uzak bulunduğu hakikatler ve erişilmezlikler vardır ki bunlara kâinatın gücü yetmez ve kâinat idraki ulaşamaz."

Kâinat Olaylarının Amacı

Kitap, bütün kâinat olaylarının ve organizasyonlarının amacını açıkça belirtir:

"Bütün bu kâinat olaylarının ve kâinat teşekkülâtının gayesi, ruhlar dediğimiz ve mahiyetini aslâ bilmediğimiz hakikatlerin kâinatımıza ait olarak tekâmül şeklinde kabul edilen ve ihtiyaç mefhumu ile sembolleştirilen durumlarının tahakkukudur. İşte tam idrakine varamadığımız ünite, bu tahakkukun ifadesidir."

Kâinat içinde her şey oradan gelir, kâinat oradan yönetilir:

"Kâinatın her zerresi hâline girerek onu yürüten, var eden küllî ışık huzmeleri oradan fışkırır."

Ünite: Küllî Bir İdrak, İcap ve İmkân Vahdeti

Kitap, ünite hakkında söylenebileceklerin son sınırını çizer:

"Hulâsa ünite, varlıkların kavrayamayacakları ve ancak oraya girdikten sonra kavuşabilecekleri kâinatın küllî bir idrak, icap ve imkân vahdetidir. İnsanlara bundan daha ilerisini söylemek imkânsız ve lüzumsuzdur."

Kitap bu bölümü şu çağrıyla bitirir:

"MADDE İLE SEN, HER ŞEYLE HİÇ OLAN VE BU HER ŞEYİN AHENGİNE UYABİLEN SEN, O AHENKTEN OLACAĞIN ANI ÖZLE."

Temel Noktalar

  • Ünitede realite yoktur; aslî icaplar, kader mekanizması, aslî zaman ve idrakler birleşerek vahdeti oluştururlar.
  • Ünite, kâinatın son sınırı ve tekâmülün gerçekleşmesinin ifadesidir; kâinatın bütün yönetimi oradan süzülerek yayılan etkilerle mümkün olur.
  • Ünitenin ötesinde kâinatın gücünün yetmediği ve kâinat idrakinin ulaşamadığı sonsuz hakikatler vardır.
  • Ünite, küllî bir idrak, gereklilik ve imkân vahdetidir; varlıklar ancak oraya girdikten sonra buna kavuşabilirler.

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 246-247

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 246-247

Paylaş