Kâinatın Üst Hudutları ve Ünite
Kâinatın en üst sınırları ve ünite (küllî vahdet) kavramına giriş.
Varlık Safhasındaki Bedenin Organizması
"Varlık safhasındaki bir beden de bir organizmadır. Bunun da kendisini teşkil eden partikülleri arasında organlaşmalar ve sistemleşmeler vardır. Binaenaleyh ona -yukarıda söylediğimiz gibi- aslî prensibin maddeye müteallik olan esasî tesirleri yerine, etraftan tâli tesirlerle birlikte, tekâmül değerleri dediğimiz aslî prensibin ruhlara ait kudretleri gelir."
Bu tâli tesirlerin de kontrolsüz olmadığını kitap şöyle vurgulamaktadır:
"Bunlar da, evvelce kâinata girdiğinden bahsettiğimiz iki ana tesirin, varlıklardan ve bedenlerden geçtikten sonra değişmiş olarak dışarı naklolunan hâlleridir. Daha doğrusu bunlar, varlıkların manyetik alanlarıdır. Bu tâli tesirler, ruhların ferdî ve mâşerî tekâmül ihtiyaçlarına göre ünite'nin tâyin ve takdiri gereğince, istikametlerinde en küçük bir inhiraf bile olmaksızın tam zamanında, lüzumu kadar ve ayarlı olarak hedeflerine ulaşırlar."
Tesirlerin Maddelere Akışı: Öncü, Güdücü ve Dirijan Tesirler
Kitap, tesirlerin maddelere akış mekanizmasını ayrıntılı olarak açıklamaktadır:
"Tesirin bir maddeye gelmesi demek, o tesiri verici maddenin manyetik alanından alıcı maddenin manyetik alanına çok ince bâzı partiküllerin, yâni pek yüksek hareketleri haiz değerlerin aktarma edilmesi demektir."
Öncü tesir: Tesiri alan madde ya da varlık, kendisine ulaşması gereken tesiri kendi manyetik alanından bir parça uzatarak adeta davet eder:
"Bu öncü tesirler grubuna insanların isteklerini, arzularını, ihtiyaçlarını, cehitlerini ve dualarını birer misal olarak gösteririz. Dualar muayyen bir mesafeye kadar yukarılara aksedebilirler. Bu mesafelerin uzunluğu da o duaları yapanların duayı yaparken yukarılara arz ettikleri isteklerin samimiyetine, doğruluğuna ve şiddeti derecesine bağlıdır."
Bazı dualar uzun yollar katedemez, aşağılarda kalırlar. Bunlar zayıftırlar ve kendilerini gerçekleştirebilecek güçteki varlıklara ulaşamazlar. Bazı dualar ise çok uzak mesafelere kadar gidebilirler; bunlar özden gelen ve gerçek tekâmül ihtiyaçlarına dayanan güçlü isteklerdir.
Güdücü tesir: İlk tesirle uyum sağlamış, onu hedefe doğru taşıyan daha üst idrakli kaynaktan gelen tesirdir. Ancak güdücü tesir her şeyi kapsayan bir idrak genişliğine sahip olmadığından parazit tesirlere karşı koyabilecek durumda değildir.
Dirijan tesir: Kitap bu tesiri şöyle açıklamaktadır:
"Dirijan tesirler, ilk tesire hedefi bulduran ve onu yoldaki mütecaviz, rasgele parazit tesirlerden koruyan ve icap ederse bu bozucu tesirleri ifna eden daha kudretli tesirlerdir. Bu şuna benzer: Bir katarı ele alalım, bu katarın en önünde bir vagon vardır, onun arkasında bir lokomotif mevcut, bu lokomotiği de bir makinist sevk ve idare etmekte. İşte burada vagon ilk tesiri, lokomotif güdücü tesiri, makinist de dirijan tesiri kabaca sembolize eder. Varılacak istasyondan verilen işaretler ise öncü tesiri gösterir."
Tesir katarı alıcının manyetik alanına gelince güdücü ve dirijan tesirlerin görevleri alanın eşiğinde sona ereceğinden, ilk tesiri orada bırakan bu eşlik tesirleri ondan ayrılırlar. İlk tesir ise amacına uygun olarak o alanda düalite prensibi ve değer farklanması mekanizmasından yararlanarak çeşitli olayları meydana getirir.
Tesirlerin Yükseltici ve Alçaltıcı Etkileri
"Yukarılardan alınan tesirler çok mühimdir: Zira bu tesirlerin her biri yükseltici değerleri ihtiva ederler. Ve maddeler bu yüksek değerleri ala ala üst plânın daha zengin değerli maddeleri ile ve tesirleri ile sempatize olabilecek durumlara gelirler."
Tam tersine, aşağıdan gelen tesirler fazla olur ve üstten gerekli ölçüde tesirler alınmazsa bu sefer iş tersine döner. Alttan gelen tesirler nispeten basit olduklarından o maddenin mudil yapısındaki bütün hareketleri besleyemez, hareketler silinmeye başlar ve o madde alt kademeye geriler.
"Şu hâlde bir madde kombinezonunun, daha doğrusu bir organizmanın yükselmesi veya alçalması; ona gelecek üst veya alt tesirlerin kemiyet ve keyfiyetlerine bağlıdır ki bu da onu idare eden varlığın, gelecek tesirleri iyi ayarlayabilmesine, lüzumlu olanları organizmasına davet edip, lüzumsuzları bertaraf edebilmesi hususundaki kudretine bağlıdır."
Bazı organlar fazla tesir davet ederse aşırı bir çalışma başlar, organizmanın düzenine aykırı hareketlere yol açar:
"Kanserleşme vakası, organizma içindeki bir organın, olduğundan daha ileri bir hamle alması, inkişaf etmesi ihtiyacını gösterir."
Bu durum kaba iç organlarda olursa organik hastalıklara, sinir sistemine ait parçacıklar arasında görülürse ruhsal hastalıklara ya da bilinç bozukluklarına yol açar.
Ünite: Kâinatşümul Vahdet
"İşte bu, aslî prensibin kâinata ve ruhlara ait kudreti ile, kâinatımızın bütün imkânlarının birleştiği bir hakikattir. Bize nazaran görünen bu cephesine bakarak biz ona ünite diyoruz. Zira orada aslî prensibin ruhlara ve kâinata ait kudretleriyle, kâinat bütünü bir vahdet teşkil eder."
Orada birbirinden ayrı ve farklı varlıkların ya da unsurların var olması söz konusu olmaz. Bütün kâinatı kaplayan ünite'nin manyetik alanı tektir; orada manyetik alanlar sentezi yoktur.
Varlığın İnsan Bedenindeki Durumu
"İnsan denilen şey; bir varlığın, bağlı bulunduğu ruha hizmet etmek için, arz küresindeki kaba maddeleri bir araya toplayıp kendisine vâsıta olarak kullanmak maksadı ile teşkil etmiş olduğu bir bedendir."
Varlık ise ruhun bütün ihtiyaçlarına cevap verebilecek biçimde kâinatın bir noktasında yoğunlaşmış çok ince madde parçacıklarından oluşan bir enerjiler ya da tesirler mudilesidir:
"Bu noktayı fizik bakımdan değil, idraki bir nokta olarak anlamaya çalışmalıdır. Bu öyle bir noktadır ki idrak nerede tesbit edilirse orada mevcuttur. Demek ki o nokta hem kâinatta muayyen bir yerdedir, hem de her yerdedir."
İnsan bedeninin kuruluşunda varlık, uygulama yapılacak kürede bir aile birim düalitesine ihtiyaç duyar. Üst görevli yardımcı tesirlerle erkek ve kadın tohumları birleştirilerek döllenmis yumurta meydana getirilir:
"Varlık bu aşılanmış yumurta ile irtibata geçer. Burada varlık beyin hüceyrelerine ait varlıkların manyetik alanlarına yaptığı müdahalelerle rüşeymin beynini, daha doğrusu beyin hüceyrelerini kurmaya onları sevk eder."
Varlık, kurulmuş olan beyin aracılığıyla sinir sisteminin diğer bölümlerini kurar. Bu da tamamlandıktan sonra sinir sistemi aracılığıyla bedenin diğer bütün oluşumlarını meydana getirir.
Temel Noktalar
- Tesirlerin maddelere akışında öncü, güdücü ve dirijan tesirler birlikte çalışır; dirijan tesirler ilk tesiri parazitlerden korur ve hedefe ulaştırır.
- Dualar, öncü tesirlerin bir örneğidir; samimiyetine ve gücüne göre belirli mesafelere kadar yukarılara yansıyabilirler.
- Bir organizmanın yükselmesi ya da alçalması, ona gelen tesirlerin niteliğine ve onu yöneten varlığın bu tesirleri ayarlama gücüne bağlıdır.
- Ünite'de aslî prensibin güçleriyle kâinat bütünü bir birlik oluşturur; organizatörlük-organlık ilişkileri sona erer.
- Varlığın yoğunlaşma noktası idrakî bir noktadır; fiziksel mekanda sabit bir yer değil, idrakin belirlendiği her yerde var olan bir kavramdır.
- İnsan bedeninin kuruluşu, varlığın beyin hücrelerinin manyetik alanlarına tesir etmesiyle başlar.
Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 80-90
İlgili Konular
Ünite: Küllî Vahdet
Bütün âlemleri kapsayan küllî vahdet hâli ve onun spiritüel anlamı.
Vazife Plânı Kademeleri ve Yüksek Plânlar
Vazife plânının kademeleri, alt ve üst plânların yapısı ve birbirleriyle ilişkisi.
Aslî Prensip ve Kâinat İdare Mekanizması
Kâinatın bütününü idare eden aslî prensip ve bu prensibin tezahür mekanizmaları.