Spirit
İleriSyf. 220-230·4 dk okuma

Aslî Zaman

Bütün zamanların asıl kaynağı olan aslî zaman ve onun ezeli mahiyeti.

Aslî Zamanın Mahiyeti

Kitapta sathî zamanın aslî zaman üzerinde mesafe katetmediği, idrakî zamanın ise aslî zamanda her an ilerlediği açıkça belirtilir. Bu bölümde her iki durumun tekâmül mekanizmasındaki sonuçlarının nasıl ortaya çıktığı açıklanır:

"Sathî zamanın aslî zaman üzerinde mesafe katetmediğini, idrakî zamanın aslî zamanda her an ilerlediğini söylemiştik. Şimdi, varlıkların tekâmülünde sathî zaman idrakinde yaşayan bir insanın, yerinde saymak suretiyle inkişafının; kürevî zamanda yaşayan bir varlığın da aslî zaman üzerinde ilerleyerek tekâmülünün ne demek olduğunu ve bunların inkişaf mekanizmasındaki neticelerinin nasıl tecelli edeceğini izah edeceğiz."

İnsanlık Safhasının Grafik Açıklaması

Kitap, insanlık hayatının aslî zaman üzerindeki yerini şöyle gösterir:

"Bütün bir insanlık hayatında varlığın sonsuz cephesiyle geçirmesi icap eden bir inkişaf sahası vardır. Ve bu inkişaf sahası muayyendir ve mahduttur. Zira onun kendi realitesi içinde bir başlangıcı, bir de sonu vardır."

Bu gelişim alanı (A, B) paraleli arasını dolduran mesafe olarak gösterilir; başlangıç sınırı (c-d) hattı, bitiş sınırı ise (g-f) hattıdır:

"İnsanlığın üst plâna, yâni idrakî zamanın hâkim olduğu vazife plânına hazırlanması için inkişafı gereken ve (c-d) hududunda başlayıp (f-g) hududunda tamamlanan, bütün insanlık melekeleri ve durumları (c-d-g-f) sahasını doldurmaktadır. Bu, insanın dünyada başladığı ilk hayatından, sayısız bedenlenmelerini müteakip dünyayı bitirdiği son hayatına kadar geçen bütün dünya hayatı safhasını gösterir."

Aslî Zaman Üzerinde Bir An

Kitap, insanlık safhasının aslî zamanda yalnızca tek bir noktaya karşılık geldiğini vurgular:

"Buradaki (Z) hattı aslî zamandır, (e) noktası da bu zaman üzerinde alınmış bir andır. Demek ki aslî zaman üzerinde alınmış olan bu bir an; bir insanın, bütün insanlık hayatı boyunca inkişaf ettirilip olgunlaştırılması icap eden hazırlık melekelerinin yekûnunu ihtiva etmektedir."

Varlığın insan halindeki tekâmülü, aslî zaman üzerinde bu noktadan başlar ve yine bu noktada biter. Bu aşama tamamlanıncaya kadar aslî zaman üzerinde ilerleme olmaz; bu yüzden insanlık safhasındaki tekâmüle "sübjektif tekâmül devresi" denir.

Bedenlenmelerin Grafik Açıklaması

Kitapta her bedenlenme bir üçgen olarak simgelenir ve alanın bu üçgenlerle doldurulduğu gösterilir:

"Şu hâlde inkişafta kesintiler yoktur. Devreler birbirine sessizce eklenmektedir. İşte aslî zaman üzerinde bir insanın, kendi hazırlık kadrosu içine kapanarak bütün insanlık boyunca kendi hazırlıklarıyla meşgul olması onun sübjektif tekâmülünü ifade ettiği gibi, birçok bedenlenme hâllerinin, sadece insanlık safhasını ikmale mâtuf oluşu da bütün bu beden hayatlarının, topyekûn bir tek hayat olarak ele alınmasını icap ettirir."

Bu bilgiyle anlaşılır ki bir gelişim devresinin bütün insanlık boyunca gerçekleşecek bedenlenmeleri, aslında tek bir hayatın zorunluluklarından başka bir şey değildir. Ve bu zorunluluk da aslî zamanda bir an olan (e) noktasının gerekliliklerini yerine getirmektir.

İnsanlık Safhasının Sona Ermesi

Kitap, bu grafik üzerinden insanlık aşamasının son noktasını açıklar:

"Nihayet öyle bir an gelir ki bu insanın, insanlığa ait aslî zaman akışındaki (e) noktasının bütün icapları gerçekleşir, yâni o varlık, insanlık merhalesine müteallik bütün melekelerini inkişaf ettirir ve hazırlıklarını bitirir. O takdirde üçgenin tabanı (f-g) hattına tamamıyla intibak etmiş bulunur ve insanın dünyadaki hayatları da bitmiş olur."

Bu noktaya gelindiğinde sathî zaman idraki realiteleri sona erecek, idrakî mekân olan üst vazife plânlarında gerçek tekâmül devam edecek ve insan varlığı sübjektif tekâmül sürecinden kurtularak aslî zaman üzerinde ilerleyen objektif bir tekâmül akışına girecektir.

Kürevî Zaman Gelişiminin Farkı

Kitap, tekâmülün idrakî zaman içindeki ilerleyişini açıklar:

"Burada en bâriz hususiyet, varlığın her tekâmül akışının, aslî zaman üzerinde daima mesafe katetmesiyle müterafık olmasıdır. O artık, kendi âleminden çıkınca aslî zamanın akışı icaplarına uymak liyakatini kazanarak organizasyon sistemleri içinde objektif ve aktif bir tekâmül durumuna girmiştir."

Küre zamanında gelişim hatları paralel olarak gitmez, sürekli birbirinden uzaklaşarak genişler. Kitap bu ilerleyişin son noktasını bildirir:

"Bu ilerleyiş ünitede nihayet bulmaktadır. İşte bununla da evvelce söylenmiş bulunan; hakikî tekâmülün kürevî zaman idraki ile başlamış olduğu sözünün mânâsını daha açık olarak izah etmiş oluyoruz."

İki Tekâmül Süreci Arasındaki Fark

Kitap, sathî ve kürevî zamanlardaki gelişim biçimlerinin temel farkını özetler:

"Gerek sathî, gerek kürevî zamanlara ait bu iki şema gösterir ki sathî zamanda olduğu gibi, kürevî zamanda muayyen bir saha içinde kalarak hamlelerin birbirine eklenmesi şeklinde kesintisiz devam eden inkişaf tarzı yoktur. Burada, evvelkinde olduğu gibi ayrı ayrı devreler de yoktur. Bilâkis her an genişleyen yeni inkişaf sahaları vardır."

Sathî zamanda aslî zamanın tek bir anı içinde sıkışmış, sınırlı alandaki periyodik hareketler vardır. Kürevî zamanda ise kâinatın sınırlarına kadar uzanan sonsuzluk içinde genişleme, ilerleme ve gelişme alanları bulunur.

Temel Noktalar

  • Bütün insanlık aşaması, aslî zaman üzerinde tek bir noktaya karşılık gelir; bu noktadan ileriye yürüyüş ancak insanlık aşamasının tamamlanmasıyla başlar.
  • Her bedenlenme, gelişim alanına eklenen bir hamle gibidir; devreler birbirine sessizce eklenir.
  • Birçok bedenlenme aslında tek bir hayatın zorunluluklarından ibarettir.
  • Kürevî zamanda her gelişim anı aslî zaman üzerinde mesafe katedilmesiyle birlikte gerçekleşir ve bu ilerleyiş ünitede son bulur.
  • Sathî zamandaki tekâmül sübjektiftir; kürevî zamandaki tekâmül objektif ve aktiftir.

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 220-230

Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 220-230

Paylaş