Irklar
İnsan ırklarının teşekkülü, tekâmüldeki yeri ve birbirleriyle ilişkisi.
Toplulukların Zarureti
Kitap, insanların topluluklar halinde yaşamasının tekâmül için zorunlu olduğunu bildirerek ırklar konusuna geçer:
"Dünyada mevcut olan ırklar, milletler, cemaatler, cemiyetler, aileler hep yukarıda izah edilen zaruretlerin ve ihtiyaçların neticeleridir. Bunlardan evvelâ ırkları ele alalım."
Irkların Teşekkülü
Irklar, üniteden gelen gerekliliklerin vazifeli varlıklar tarafından uygulanmasıyla oluşmuştur:
"Ünite'den süzülüp gelen icaplar gereğince yüksek vazifelilerin tensip ve tesirleriyle dünyanın içtimaî, tabiî ve coğrafî şartlarına göre insan bünyelerinde ve idraklerinde birtakım farklaşmalar ve gruplaşmalar hâsıl olmuştur."
"İdraklerin, bedenleri üzerinde yapmış oldukları çeşitli formasyon, transformasyon ve deformasyonların ana hatlarında da muayyen gruplara mahsus bâzı müşterek vasıflar ve karakterler ayrılmıştır. Böyle muayyen gruplarda toplanmış olan idrakler, o grubun somatik ve psişik hususiyetlerini taşırlar ki bunlar da ırkları meydana getirirler."
Irk Farkları Dolaylı Etkinin Sonucudur
Kitap, ırk farklarının niteliğini şöyle açıklar:
"Bu bilgi gösteriyor ki insanların ırklara ayrılması, onların idraklerinin bedenlerine yapmış oldukları endirekt tesirlerin neticesidir. Yâni ırk farkları idrakin doğrudan doğruya varlıktan aldığı tesirlerle beden üzerine müessir olmasından ziyade, muhitten ve muhitteki hâdiselerden gelen tesirlerle beden üzerinde değişmelerin husule gelmesinden mütevellit hâllerdir."
"Şu hâlde ırk ayrılıkları, insanların inkişaf ihtiyaçlarına göre şu veya bu şartlar içinde dünyaya inmiş ve o şartlardan şu veya bu şekilde faydalanmış olmak zaruretinin bir neticesidir."
Irklar Arasında Üstünlük Yoktur
Kitap, ırklar arasında herhangi bir üstünlük farkı bulunmadığını kesin bir dille belirtir:
"Hulâsa beyaz olsun siyah olsun, sarı veya kırmızı olsun, bütün insanlar aynı yolda omuz omuza aynı yokuşları, aynı maniaları, aynı zorluklarla aşarak, aynı hedefe doğru tırmanmaktadırlar. Ve bu yolculuk umumîdir. Kimsenin inhisarı ve imtiyazı bahis mevzuu değildir."
"Bugün yürünecek yollar beyaza boyanmıştır, icap ettiği zaman sarıya da boyanır, gene icap ederse siyah ve kırmızı da olabilir."
"Binaenaleyh insanların ırk tefriklerine sebep olan beden renklerinin ve bu renklere refakat eden bâzı hususiyetlerinin, hakikî ayrılığı ifade edebilecek hiçbir kıymeti yoktur. Bunlar, yürünecek yollarda kullanılması lâzım olan gelip geçici inkişaf vâsıtalarının birer basit materyalidir. Ve vazife hazırlığı yolundaki toplu yürüyüş zaruretinin icaplarıdır."
Milletler ve Devletler
Irklar konusundan sonra kitap, milletler ve devletlerin kuruluşunu ele alır:
"Millet veya devlet, her şeyden evvel insanlar arasında kurulmuş büyük bir topluluktur. Müşterek gayelerle bir araya toplanmış olan bu büyük insan kalabalığı, muayyen hedeflere müteveccih, muntazam, programlı, tertipli ve cehitli bir çalışma mekanizmasına tâbidir. Bu mekanizma büyük nizama uygun ve dünya yürüyüşü ile tam bir ahenk hâlinde gider."
Millet Topluluğunun Gerçek Amacı
Milletlerin görünürdeki amaçlarının ardında çok daha yüksek hedefler gizlidir:
"Zâhiren maddî hedeflere yönelmiş görünen bu mekanizmanın bütün faaliyetleri haddizatında, bu topluluğun simetriği olan daha üst plânlara insanları hazırlamak içindir ve bu hazırlık da vazife sezgisinin hazırlığıdır."
"Mektep hayatı, iş hayatı, büro hayatı, askerlik hayatı, sosyete hayatı, memurluk hayatı, siyaset hayatı, aile hayatı... bunlar arasındadır. Fakat bunların ilk görünüşteki maddî hedefleri ve endişeleri ötesinde öyle büyük müşterek bir maksat gizlenmiştir ki bu da bütün fertleri bu karmakarışık ve çetin yollardan üstün bir sezgiye, bir vazife bilgisi sezgisine insanları topluluk içinde teker teker hazırlamaktır."
Kitap, milletin bireylerinden beklenen tutumu da açıkça bildirir:
"Binaenaleyh millet topluluğu, başından sonuna kadar her ferdinden, kendisine düşen vazifeyi büyük bir sadakatle, iyi niyetle, hodkâmlık nefsaniyetine kapılmaksızın hareketlerini büyük insanlık topluluğuna karşı olan vecibeleriyle uzlaştırarak yapmasını bekler."
Bunun tersine davrananların durumu ise şöyledir:
"Bilâkis milletin fertleri yalnız kendi canlarına düşerler ve şahsî menfaatlerini gaye edinerek diğer insanların aleyhinde hodkâmca çalışırlar ve vazifelerini kötüye kullanırlarsa her şeyden evvel; o millet içinde dünyaya gelmiş olmalarının kendilerine temin edeceği yüksek kazançları elde etmek fırsatını kaçırmış olurlar."
Milletlerin Birleşme Zarureti
Kitap, milletlerin tek başına kalmayacağını, birleşmenin zorunlu olduğunu bildirir:
"Dünya üzerinde hiçbir millet mücerret ve tek başına değildir. Hepsi aynı gaye yolunda direkt veya endirekt bağlarla birbirine bağlanmıştır."
"Küçük milletlerin de tekâmül ışığı altında birleşerek daha geniş ve şümullü işleri yapabilmek ve müşterek gaye yolunda süratle ilerlemek için daha büyük toplulukları meydana getirmeleri zarurî olur ki bu suretle yüksek ve sağlam bir insanlık idrakini kazanmış küçük topluluklardan müteşekkil büyük dünya topluluğu, vazife plânlarının daha uygun bir simetriği olmak liyakatini kazanmış bulunur."
Temel Noktalar
- Irklar, üniteden süzülerek gelen gereklilikler doğrultusunda, insanların gelişim ihtiyaçlarına göre çevrenin dolaylı etkileriyle bedenlerde oluşan farklılaşmaların sonucudur.
- Hiçbir ırkın diğerine üstünlüğü yoktur; bütün insanlar aynı hedefe doğru aynı yolda yürümektedir.
- Beden renkleri ve ırk özellikleri, geçici gelişim araçlarının basit birer malzemesidir.
- Milletler ve devletler, insanları vazife planına hazırlayan dünya üstü organizasyonların dünyadaki karşılıklarıdır.
- Tekâmülün gereği olarak küçük milletlerin birleşerek büyük insanlık topluluğunu oluşturması zorunludur.
Kaynak: İlâhî Nizam ve Kâinat, Syf. 167-175
İlgili Konular
Varlığın Tekâmül Yolculuğu: Gezegenler ve İnsanlık
Varlığın gezegenler arası tekâmül yolculuğu ve insanlık kademesine erişimi.
Mâşerî Plânlar: Millet, Devlet, Topluluklar
Milletlerin, devletlerin ve toplulukların kâinattaki vazifeleri ve ortak tekâmülleri.
Dünya İnkılâbı ve İlk İnsanlık
Dünyada yaşanan büyük inkılâpların tarihi ve ilk insanlığın oluşum süreçleri.